A.L.I.E.’nin sinsi casusları, Clarke ve ekibini takip ederek Luna’nın okyasundaki gizli petrol platformuna sızmayı başarır. Çipli Dünyalılar, platformdaki barışçıl insanları teker teker esir alarak onları zorla çipi yutmaya zorlar. Platformun o huzurlu ve şiddetten uzak atmosferi, bir anda kanlı bir hayatta kalma savaşı alanına dönüşür. Luna, kendi halkının gözlerinin önünde işkence görmesiyle büyük bir vicdani sınav verir.
İnançları gereği asla kan dökmeyeceğine yemin eden Luna, en yakınlarının yapay zeka tarafından manipüle edilerek kendisine saldırması üzerine hayatının en trajik kararını alır. Kendi elleriyle sevdiklerini öldürmek zorunda kalan Luna, yeryüzünün şiddet döngüsünden asla kaçılamayacağını acı bir şekilde anlar. Ancak bu travma, onun Clarke’ın teklif ettiği Komutanlık unvanından daha da nefret etmesine neden olur.
Saldırıyı püskürten Luna, Clarke ve arkadaşlarını platformdan zorla sürgün ederek okyanusun ortasında yapayalnız bırakır. Kutsal Alev ellerinde kalan gençler, A.L.I.E.’yi durdurmanın tek yolunun doğrudan düşmanın kalbine, yani Polis şehrine sızarak dijital ağı içeriden çökertmek olduğunu fark ederler.