Arkadia’da Şansölye Pike, Marcus Kane’in Dünyalılarla gizlice iş birliği yaptığını ve kampa ihanet ettiğini kesin olarak kanıtlar. Kane, Lincoln ve Sinclair vatan hainliği suçlamasıyla tutuklanarak idam cezasına çarptırılır. Bu acımasız karar, Bellamy Blake için nihai kırılma noktası olur. Pike’ın adalet anlayışının tamamen bir diktatörlüğe dönüştüğünü kendi gözleriyle gören Bellamy, nihayet doğru tarafı seçerek Kane ve diğerlerini kurtarmak için gizli bir plan yapar.
Octavia Blake, abisinin geçmişteki hatalarını affetmese de Lincoln’ı kurtarmak adına Arkadia’ya gizlice sızar. Bellamy’nin de içeriden yardım etmesiyle mahkumların büyük kısmı kamptan kaçmayı başarır. Ancak Şansölye Pike, kaçanların geri dönmemesi durumunda kamptaki diğer Dünyalı esirleri (Lincoln dahil) teker teker kurşuna dizeceğini ilan ederek kaçış planını sabote eder.
Lincoln, kendi halkının ve arkadaşlarının hayatını korumak adına Octavia’yı bayıltarak kampa geri döner ve kendini Pike’ın ellerine teslim eder. Kampın çamurlu meydanında, Octavia’nın uzaktan gözyaşları içinde izlediği o karanlık dakikalarda infaz gerçekleşir. Bu ölüm, yeryüzünde yeni bir intikam canavarının doğmasına neden olacaktır.