Bellamy, büyük riskler alarak Mount Weather’ın koridorlarına sızmayı başarır ancak içerideki güvenlik ağından kaçmak ve esirlerin tutulduğu bölgeye ulaşmak sanılandan çok daha zordur. Eski Şansölye Dante Wallace’ın gizli yardımıyla sığınakta gizlenmeye çalışan Bellamy, dağ halkının yeryüzü insanlarına karşı beslediği derin nefrete ve acımasızlığa ilk elden tanıklık eder. Bellamy’nin içeriden vereceği sinyal, dışarıdaki ordunun saldırı zamanını belirleyecektir.
Dışarıda ise Clarke, liderlik koltuğunun ağırlığı altında ezilmektedir. Komutan Lexa, ona gerçek bir lider olabilmesi için duygularından tamamen arınması ve mantığını her şeyin önüne koyması gerektiği yönünde acımasız dersler vermektedir. İki lider arasındaki bu mentorluk ilişkisi, Clarke’ın insani değerleri ile askeri zorunlulukları arasında sıkışmasına neden olur.
Bu sırada eski Şansölye Jaha, yeryüzündeki kampta kalmanın kendilerini tüketeceğine inanarak arkasına takılan küçük bir grupla birlikte efsanevi "Işık Şehri"ni bulmak için tehlikeli çöl topraklarına doğru yeni bir haçlı seferi başlatır. Murphy de geçmişindeki günahlardan kaçmak adına Jaha’nın bu gizemli yolculuğuna eşlik etmeye karar verir.