Clarke’ın bedenini ele geçiren Josephine Lightbourne, Skaikru halkının durumdan şüphelenmemesi için Clarke taklidi yapmaya başlar. Clarke gibi giyinir, onun gibi konuşmaya çalışır ve halkın arasına karışır. Ancak onun bu yapay tavırları, Clarke’ı en iyi tanıyan kişi olan Bellamy Blake’in gözünden kaçmaz. Josephine, Bellamy ile baş başa kaldığında kimliğini açıklar ve ona bir anlaşma sunar: Eğer sessiz kalırlarsa, Skaikru Sanctum’da sonsuza kadar barış içinde yaşayabilecektir.
Bellamy, Clarke’ın öldüğünü öğrendiğinde büyük bir yıkım ve öfke yaşar, Josephine’e saldırır ancak Russell’ın muhafızları tarafından felç edilerek etkisiz hale getirilir. Murphy ise ölümsüzlük vaadi karşısında Josephine ile iş birliği yapmayı kabul ederek bencil hayatta kalma güdüsüne yenik düşer.
Bu sırada Sanctum sınırlarının dışındaki vahşi ormanda, Gabriel’in Çocukları tarafından avlanan Octavia Blake ve bacağına bulaşan gizemli bir anomali hastalığıyla boğuşan şifacı Diyoza, hayatta kalmak için zoraki bir ortaklık kurarlar. Ormanın derinliklerindeki zamanı ve mekanı büken gizemli bir sis bulutu (The Anomaly) kendini göstermeye başlar.