Russell Lightbourne, eşi Simone’u yaşatmak için acil bir Gecekanı bedenine ihtiyaç duyar. Clarke’ın tüm gizli çabalarına rağmen Russell, Abby Griffin’i yakalar. Abby’nin damarlarına zorla sentetik Gecekanı enjekte edilir ve ardından Simone Lightbourne’un zihin sürücüsü Abby’nin beynine yerleştirilir. Abby Griffin’in bilinci ve hayatı trajik bir şekilde son bulur. Clarke, annesinin bedenini ele geçiren Simone’u gördüğünde içindeki çığlığı bastırmak ve Josephine rolünü oynamaya devam etmek zorunda kalır; yaşadığı acı tarifsizdir.
Bu sırada dışarıda, Gabriel’in Çocukları Sanctum’un su kaynaklarına Kırmızı Güneş toksini bombası atarlar. Şehirde bir kez daha toplu bir delilik ve paranoya dalgası baş gösterir. Halk birbirine saldırırken, Sanctum’un o sahte cennet maskesi tamamen parçalanır.
Bellamy, Octavia ve Aydınlıklar’a karşı olan direnişçiler, bu kaostan yararlanarak şehre büyük bir taarruz başlatır. Russell ve kalan Aydınlıklar, ellerindeki rehinelerle birlikte uzaydaki Eligius IV gemisine kaçma kararı alırlar.