Bu bölümün büyük kısmı Clarke Griffin’in kendi zihin sarayında (Mind Space) geçiyor. Clarke, beyninin kontrolünü tamamen ele geçiren Josephine ile kendi anılarının koridorlarında yüzleşir. Josephine, Clarke’ın geçmişte aldığı acımasız kararları (Mount Weather’ın havasını boşaltması, sığınak ihaneti vb.) onun yüzüne vurarak onun yaşama iradesini kırmaya çalışır. Ancak Clarke’ın zihnine, ölen aşkı Lexa ve dostu Monty Green’in hayalleri rehberlik eder. Monty, ona pes etmemesini ve dış dünyaya bir sinyal göndermesini söyler.
Dış dünyada ise Clarke’ın parmaklarının mors alfabesiyle hareket ettiğini fark eden Bellamy, onun hayatta olduğunu anlar. Bellamy, ne pahasına olursa olsun Clarke’ı kurtarmak için Josephine’i kaçırmaya karar verir.
Sanctum sınırlarının dışındaki ormanda ise Octavia’nın anomali yüzünden çürüyen kolunu kurtarmak için Diyoza, onu yeşil parıltılı devasa fırtınanın (The Anomaly) içine sokar. Sise giren Octavia mucizevi bir şekilde tamamen iyileşmiş ve saçları uzamış olarak çıkarken; hamile olan Diyoza, sisin içinden gelen bir çağrıya uyarak anomalinin derinliklerinde kaybolur.