Bellamy, dağın komuta merkezinden sızdırdığı istihbaratla Cage Wallace’ın, Dünyalıların ana karargahı olan Tondc köyüne ölümcül bir füze saldırısı düzenleyeceğini öğrenir. Bu korkunç bilgiyi Clarke’a iletir. Ancak köyde bulunan Komutan Lexa, eğer köye müdahale edip insanları tahliye ederlerse, dağ halkının içeride bir ajan (Bellamy) olduğunu anlayacağını ve tüm savaş planının çökeceğini söyler. Clarke, hayatının en büyük ahlaki çıkmazıyla karşı karşıya kalır.
Büyük resmi korumak ve savaşı kazanmak adına kendi halkını feda etme fikri Clarke’ın ruhunu parçalasa da, Lexa’nın soğuk mantığına boyun eğer. İki lider, füzenin düşeceğini bile bile köyden gizlice kaçarken, yüzlerce masum Dünyalı ve kamptan gelen Ark askerleri ölümcül bir sessizlikle kaderlerini beklemektedir. Füzenin Tondc’un kalbine düşmesiyle yaşanan devasa patlama, yeryüzünü tam bir cehenneme çevirir.
Yıkımın ardından köye geri dönen Clarke, enkaz altındaki cesetleri ve arkadaşlarının çığlıklarını gördükçe aldığı bu acımasız kararın vicdani yükü altında ezilir. Bu füze saldırısı, Clarke’ın masumiyetini tamamen yok ederken, zafer için ne kadar ileri gidilebileceğinin sınırlarını korkunç bir şekilde çizer.